Aziz Vasili
Aziz Vasili

Kızıl duvarlar, Kremlin ve milyarderler şehri MOSKOVA

Kapitalizmden sonra milyarderlerin kol gezmeye başladığı, yazın güneşin batmadığı, birbirinden pahalı otomobilleri her an her yerde görebileceğiniz ama Latin alfabesinde bir şeyin yazılı olmadığı şehir Moskova! Şimdi size Moskova’ya giderken yanınıza almanız gereken pasaport harici olmazsa olmaz üç şeyi açıklıyoruz:

 

  1. Şehrin Rusça ve Türkçe veya İngilizce rehberi: Bu yanınızda olmazsa, eğer Kiril alfabesinde harflerin okunuşunu da bilmiyorsanız hayatta kalmanız zor. Çünkü Latin alfabesi çok az yerde (havaalanı vb) kullanılmış. Yazılanı okuyamıyor, gideceğiniz yer yada istediğiniz şey sorulduğunda söyleyemiyorsunuz. O yüzden bu rehber muhakkak olmalı. Akıllı telefonu olanlar Moscow Pocket Guide uygulamasını indirerek offline kullanabilirler.
  2. Basit kelimeleri ve söylenişlerini içeren Türkçe – Rusça sözlük: İngilizce konuşma çok yaygın değil. Otel resepsiyonlarında sorun yaşamazsınız. Ancak metro, restoran, opera, müze de bile, bu olmazsa işiniz zor. Eğer bir akıllı telefonunuz ve roaming’de kullanabileceğiniz bir internet paketiniz varsa, Google Translater işinizi görür. (Oteller’de free wifi var)
  3. Bol para: Moskova çok pahalı bir kent. Bu yüzden bol paraya ihtiyacınız olacak, hazırlıklı olun.

 

Moskova ismi tarihte ilk olarak 1147’de anılmaya başlanıyor. Kremlin’in ahşap duvarlarının örülmesi ve yüzyıllar içinde öneminin artmasıyla başkent haline geliyor. En ünlü Rus İmparatorlarından biri olan Büyük Peter (Peter the Great) 1672 yılında Moskova yakınlarında dünyaya geliyor. Uluslararası ilişkilere büyük önem veren Peter ülkede “Avrupa’ya pencere açan lider” olarak tanınıyor. Peter yönetiminde ülke, büyük bir siyasi güç kazanıyor.

Büyük Peter (Peter the Great)
Büyük Peter (Peter the Great)

 

1812 yılında Napolyon karşısında yapılan Büyük Savaş ile şehir neredeyse yanarak yok oluyor. Bir rivayete göre ahşap kentin Ruslar tarafından Fransızların ilerlemesini önlemek için yakıldığı söyleniyor. Bu radikal hareket, ahşap yerine, taştan kentin imarına da sebep oluyor. Moskova 1918’de de Sovyetler tarafından başkent ilan ediliyor. Şehrin yaşadığı bu ikinci büyük dönüşüm, monarşinin izlerini silmek, sosyalizmi kurmak üzerine. Öyle ki, büyük lüx daireler, konaklar bu dönemde Kommunalka adı verilen işlemle mekanın büyüklüğüne göre iki, üç, beş, on aileye kadar bölüştürülüyor.

Sosyalizm Moskova'da
Sosyalizm Moskova’da

 

Bu dönemde şehir, bir bilim, teknoloji, spor ve daha bir çok alanda ülkeye öncülük ediyor. İlk metro bu dönemde , 1935 yılında kuruluyor. Rusya ikinci Dünya Savaşında büyük zarar görüyor. Bir çok restorasyon ve yıkımın yeniden inşası, bir gönüllü ordusu tarafından sahipleniliyor. 1991’de dağılan Sovyetler ile kapitalizme geçiş başlıyor. Bu dönemde kentte türeyen Rus mafyasının etkinliği Western filmlerini aratmayacak cinsten. 2006’ya kadar hızla büyüyen ekonomi ile Moskova’nın çehresi değişiyor ve bugün dünyanın en çok milyarderinin yaşadığı, en pahallı kentlerinden biri haline geliyor. Fakat söylenenlere göre 2009’da başlayan küresel krizden onlar da payına düşeni almış.

Kapitalizm Moskova
Kapitalizm Moskova

 

Moskovo’ya yalnızca geçerli pasaportunuz ile (Türk vatandaşları) gidebilirsiniz. Vizeyi kapıda alarak herhangi bir şey sorulmadan ülkeye girebiliyorsunuz. Şehirde uluslararası hizmet veren üç havaalanı mevcut. Vnukovo Havaalanı, Domodedevo ve Sheremetyevo kadar işlek değil. Ancak THY’nin en makul saatlerde düzenlediği seferler bu meydana. Dolayısıyla biz de Vnukovo’yu tercih ettik. Vnukovo’dan merkeze tren (Aeroexpress) var. Yalnız güzergahı anlamanız ve yetkililerle anlaşmanız biraz zor olabilir. Fiyatı da 320 Ruble. Taksi ile şehre inecek olursanız korkunç bir trafiğin içinde kendinizi bulabilirsiniz. Yaklaşık 3000 Ruble istiyorlar ama 2000’e el sıkışabilirsiniz.

Vnukovo Havaalanı
Vnukovo Havaalanı

Moskova’da taksi hizmetini herkesten alabilirsiniz, kanun dışı değil. Ancak bazıları fiş veremiyor, iş seyahati ise önceden anlaşmak lazım. Bu işi profesyonel olarak yapmayanlar ile genelde fiyatta anlaşıyorsunuz. Pazarlık burada da çalışıyor kısacası.

 

Şehir içinde 180 istasyona hizmet veren Sovyetler döneminden kalma bir metro var. Tabelalar bile halen öyle. İngilizce veya Latin alfabesinde bir şey görmeniz zor. Latin alfabesi olan bir metro haritası biraz yardımcı olacaktır. Tek geçiş, 10-20 veya üstü geçişlerde metro kartları mevcut. Fiyatları da oldukça makul. Sabah 05.30’dan gece 01.00’e kadar hizmet veren metroyla şehrin her köşesine gitmeniz mümkün.

 

10 milyon üzerinde nüfusa sahip şehir, gayet güvenli görünüyor. Issız yer altı geçitlerinde, metro istasyonlarında müzisyenler size eşlik ediyor. Ama yine de kalabalık yerlerde yankesiciliğe karşı dikkatli olmak gerekiyor. Bir de bazı sokaklarda karşınıza çıkan evsiz veya dilenciler ürkütücü olabiliyor.

 

Yanınızda Euro, Dolar varsa kolayca Ruble’ye dönüştürebilirsiniz. Bahşiş için genel geçer bir kural yok. %5 ila 10 bir bahşiş bırakabilirsiniz. Taksi, bellboy vb için de 100 Ruble verilebilir. Kış aylarında -20C’lere düşen Moskova’da biz Temmuz ayında 32C’yi gördük. Gitmeden önce hava durumunu kontrol etmenizde kesinlikle yarar var. Bu arada turistik mekanlarda, Türkçe konuşmalar kulağınıza çalınacak.

 

Moskova Rusya’nın yüzölçümü en küçük şehirlerinden biri olmasına rağmen kalabalık bir şehir. Şehrin etrafında Oka ve Volga nehirleri var. Bu nehirler güzel bir manzara oluşturuyor. Şehrin merkezinde AVM’ler, mağazalar, büyük plazalar, kafe ve restoranlar, parklar mevcut. Otoparklardaki Bentley, Ferrari ve Porschelerin yanındaki 80 model Ladalar ise en ironik manzarayı oluşturuyor. Şehirde ucuza, düzgün, merkezi, temiz bir otelde kalmak çok mümkün olmayabilir. Sıradan bir otelde geceliği 150-200TL’ye oda kahvaltı alır ve memnun kalırsanız iyi bir alışveriş yapmışsınız diyebiliriz.

Peking Hotel Moskova
Peking Hotel Moskova

 

Şehirde gezilecek yerler için en başta Kızıl Meydan ve Kremlin Sarayını söylemek mümkün. Şehrin hatta ülkenin sembolü haline gelmiş meydan çok keyifli. Kızıl meydan ismi, sadece duvarların kırmızı olmasından gelmiyor. Rusya’da kızıl aynı zaman güzel anlamında da kullanılıyor.

Kremlin'in kırmızı duvarları
Kremlin’in kırmızı duvarları

 

Kremlin Perşembeleri hariç her gün 10.00-17.00 arası hizmet veriyor. Kızıl meydan ise devamlı açık. Kremlin’e giriş için biletler hemen kapının karşısından temin edilebiliyor. İki bilet var; cephanelik dahil olan ve olmayan. Silah ve savaş meraklısı değilseniz tavsiye etmiyoruz.

Kremlin Haritası
Kremlin Haritası

 

 

Maalesef burada da bir çok alanda İngilizce yok. Elinizde bir rehber kaynak olması veya içeride verilenlerden bir tane edinmeniz önemli. Ama genelde İngilizce rafı boş oluyor. Sarayın içerisinde üç tane katedral var. Hem dışarıdan, hem de içeriden görülmeye değer. Sarayın bahçesinde gezinti ve sonuna doğru göreceğiniz nehir manzarasında on dakika mola size çok iyi gelecek.

Kremlin Bahçesi ve katedraller
Kremlin Bahçesi ve katedraller
Devlet Başkanı Konutu, Kremlin Sarayı
Devlet Başkanı Konutu, Kremlin Sarayı

 

Top, Kremlin Bahçesi
Top, Kremlin Bahçesi

 

Saraydan çıktıktan sonra hemen sağa dönünce, Kızıl Meydan’a gidebilirsiniz. Meydanda gezerken askeri seremoniye ne kadar uygun bir alan olduğunu düşünmeden edemiyorsunuz.

Kızıl Meydan
Kızıl Meydan

 

Meydan’ın sonunda sizi sanki masallardan çıkmış olan Aziz Vasili Katedral’i karşılıyor. Kazan Hanlıklarına karşı yapılan savaşların zaferle sonlanması nedeniyle Korkunç İvan tarafından yaptırılmıştır. Rengarenk kubbeleri, özenle hazırlanmış dondurmalara benzemektedir.

Aziz Vasili Katedrali
Aziz Vasili Katedrali

 

Şehrin en önemli sembollerinden sonra , gezilebilecek diğer yerlere kısaca değinelim.

 

Lenin Kabri: SSCB kurucusu Lenin’in mezarının bulunduğu yer, Kızıl Meydan

Varsayım Katedrali (Assumption Cathedral): Moskova’nın ana kilisesi

Pushkin Güzel Sanatlar Müzesi: Ülkenin en önemli müzelerinden biri

Izmaylovsky Parkı (Eski Stalin Parkı): Şehrin en büyük parkı. Hediyelik ve antika için uygun bir yer

Gorky Park: Mimarisi müthiş bir park

Mayakovskaya istasyonu: Mimari olarak dünyadaki en güzel metro istasyonlarından biri

Memorial Museum of Cosmonautics: Uzay çalışmaları ve emek harcayanları anısına hazırlanmış müze.

Kentte çok hoş yemekler yiyebileceğiniz, içecekler içebileceğiniz ayrıca iyi vakit geçirebileceğiniz restoran, bar ve kafeler mevcut. Moskova yazımızda bunlara değinmiyoruz çünkü alternatifler sınırsız. Sadece Kızıl Meydan çevresinde bir kafe – restorana oturarak yerel bir içecek almak, bir şeyler atıştırırken Kızıl Meydan’ı izlemek ve dinlemek olmazsa olmazlardan olduğu için öneriyoruz.

 

Son olarak, tanıştığım ve konuşmaya çalıştığım bazı insanlardan Rus Ruleti ile ilgili bilgi almaya çalıştım. Tek öğrenebildiğim, yarı Rusça, yarı İngilizce anladığım kadarıyla Rus askerlerinin cesaret göstergesi olarak yaptığı bir gösteriden ibaret olduğuna dair rivayet. Siz evde denemeyin, deneseniz bile 6 patlar silindir tipi şarjörlü bir tabanca ile oynandığını unutmayın. Diğer tip şarjöre sahip tabancalar, oyunun sizin için çok kısa sürmesine neden olabilir. (Tamamen şaka, sakın ola denemeyin)

 

Sağlıcakla ve bol geziyle kalın,

Gezecegiz.com’u Facebook ve  Twitter üzerinden takip etmeyi unutmayın 🙂

Esenlikler

 

  1. Frank Gabriel diyor ki:

    Can i go to a travelagent and bay a ticket from Antalya to Moskou and return one week ore 1 month.
    And will the travelagent make my visa.
    I have Danish passport, but Turkies Ikamet, because i leve in Turkie all year

  2. Gezi diyor ki:

    Bu yaz başı gitme fırsatı bulabildim. Deyim yerindeyse adeta büyülendim. Kremlin sarayı beni çok etkiledi. Hani insan düşünmüyor değil bu akla durgunluk veren sarayı gerçekten bir insan mı yaptı? Güzel anlatım olmuş.

  3. Fethiye diyor ki:

    Son iki yıldır düzenli olarak gittiğim şehir. Etkilenmemek elde değil. Kızılmeydan’da bir kadeh votka içmenin neye zararı olabilir ki.

  4. Burak diyor ki:

    Kesinlikle gidilip görülmesi gereken muhteşem bir tarih. 2 gece Petersburg 2 gece Moskova’da kaldım 2014 Mayıs ayında. İnsanları caddeleri kafeleri herşey bir düzel içince neredeyse bütün sokaklardaki ücretsiz Wifi ağları, bazı metro bağlantılarının yerin çok aşağısında olduğu bölgelerdeki (-70metre) Wifi ağları size inanılmaz kolaylık sağlıyor. Gezilecek görülecek o kadar çok yer var ki gitmeden mutlaka sayfalarca bir liste oluşturmanız gerekebilir. Ben 2 gün boyunca neredeyse günde 2-2.5 saat uyku uyudum. Ama insan bu şehirde yorulmuyor çünkü o kadar hareketli ki. Zengini çok zengin fakiri ise gerçekten çok fakir. Arada uçurum var resmen. Gece hayatı şimdiye kadar size söylenenleri unutun çünkü söylenemeyecek kadar güzel ve hareketli 🙂 Biz Türklerin bazı mekanlarda avantajı var bazı yerlerde ise dezavantaja dönüşebiliyor bu. Ama genelde büyük mekanlara girerken Türk olduğunuzu söyleyin çünkü sizin oraya eğlenmek ve para harcamak için geldiğinizin farkındalar. Anlatıcak o kadar çok şey var ki o yüzden sadece Hafta sonu bile olsa gidip görün diyorum.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir